for English click here       

thumb_Resim_1Neden bazı insanlar horlar?

Horlama, üst solunum yolları kısmen tıkalı olduğunda ortaya çıkan sestir. Alt solunum yolları, yani larinks, trake, bronşlar (elektrik süpürgesinin hortumları gibi) sert bir kıkırdak tarafından desteklenerek açık tutulur ve kollapse olması (çökmesi) önlenir. Burun ve yutağa kadar ağızdaki her şeyi içine alan üst solunum yolu aynı kıkırdak desteğe sahip değildir.

Üst solunum yolu gırtlak ve ağız kaslarının hareketi ile normalde açıktır veya solunum süresince açık kalır. Negatif basınç (nefes alma) sırasında bu bölgede solunum yolunda tıkanma veya çökmeye karşı bir eğilim vardır. Bu durumu hortumun su emmesine benzetebiliriz. Bu durumda hortum takviye edilirse (alt solunum yolundaki kıkırdak halkaları gibi) hortum düzleşip kapanmaz. Eğer hortum takviye edilmezse yeterli basınç uygulandığında kollapse olacaktır.

Bu mekanizma horlama veya uyku apnesiyle benzerdir. Kısmen tıkalı solunum yolundan nefes almaya çalışıldığında, basınç özellikle negatif basınç, kısmi bloke olmuş hava yolunu titreştirecek ve ses ortaya çıkaracaktır. Bu gece horlamasının klasik sesi, kısmen tıkalı üst solunum yolundan geçen havanın titreşim sesidir. Kısacası horlama, nefes alma sırasında hava yolunun bir şekilde kollapse olmasının (çöküntüye uğramasının) sonucudur. .
.
.

Horlama kötü mü yoksa tehlikeli mi?

Aslında her ikisi de tam olarak doğru değildir. Horlama ciddi bir dereceye ulaştığında artık geceleri yeterli oksijen alamazsınız. Bu duruma obstrüktif uyku apnesi adı verilir. Uyku apnesini normal horlamadan ayırt etmenin spesifik kriterleri vardır ve bir kere horlama ciddi boyuta gelince genel sağlık üzerine kesin ve ciddi etkileri olur. Horlayan ve horlamayan insanlarda yapılan ve horlamanın kendisinin bağımsız olarak kardiyak (kalple ilgili) veya diğer sistemik sorunlara neden olup olmadığını araştıran ilk çalışmalar, horlamanın, hipertansiyon (yüksek kan basıncı) ve diğer kalp hastalıkları için, erkekler ve şişman insanlar için bir risk faktörü olduğunu göstermiştir. Kesin olan tek şey, horlamanın yeterli ciddiyete ulaştığında genel sağlık üzerinde derin ve ciddi etkiler ortaya çıkardığıdır.

Uyku apnesi nedir?

Uyku sırasında solunumda veya nefes almada sapmaya neden olan herhangi bir sebeple apne olabilir   (Resim 1). Nefes alma iki temel nedenle durabilir: Merkezi veya obstruktif (tıkayıcı) sebebler. Santral apne durumunda, solunum gücü eksikliği nedeniyle nefes alma durur. 

 

Diğer bir deyişle beyin, göğse veya diaframa nefes almasını söylemez. İlaç doz aşımında ve beyin yaralanmalarında görülen bu apne çeşidine çok seyrek rastlanır. Daha çok rastlanan engelleyici apne ise uyku apnesidir. Obstruktif apne nefes almayı engelleyen fiziksel bir durum veya blokaj varsa olur. Boğulmak obstruktif apneye örnektir. Obstruktif uyku apnesinde en sık rastlanan durumdur. Beyinin vücuda nefes al mesajinı gönderir, diyafram ve diğer nefes alma kaslarını aktive eder fakat üst solunum yolundaki engelleme nefes almayı önler. Diğer bir deyişle hasta nefes almaya çalışır fakat yapamaz, çünkü hava yolu bloke edilmiştir (Resim 1). Yukarda bahsedilenleri hatırladığımızda horlama sesi ortaya çıkacaktır, çünkü parsiyel tıkalı solunum yolundan geçen hava küçülmüş aralıklardan geçerken titreşecektir. Nefes alma (respirasyon) durduğunda kandaki oksijen seviyesi düşer ve genellikle tehlikeli seviyelere ulaşır. Düşmüş oksijen seviyesi ve engellenmiş nefes alma çabaları uyuyanı uyandıracak ve kısmen uyanık bile olsa sonunda nefes alabilecektir. Apneik zaman (nefes almadan geçen zaman) 1 veya 2 dakika olabilir ve bu apneli hipoksik zaman hastalıklara kaynak olan patolojilere neden olur. 
.
.
.

Uyku apnesi neden kötüdür?  

Uyku apnesinin etkileri iki başlık altında toplanabilir, hastalıklara neden olan düşük uyku kalitesi ve uyku sırasında geceleri ortaya çıkan kronik düşük nefes alma ve oksijenlenme. Birinci durumda, her birkaç dakikada bir kısmen uyanıp engellenmemiş nefes alma ihtiyacı, uyuyanın uyku kalitesini düşürür. Normal uyku yapısında uyuyan kişi gittikçe derinleşen ve REM’e veya rüyaya ulaşan bir uyku süresi görülür. Bu tipik olarak yaklaşık 90 dakikalık bir siklüsle gerçekleşir. Uyku apneli insanlar sürekli yorgundur ve uyku apnesi ile gelen hastalıklara maruz kalırlar (günboyu aşırı uykusuzluk).

Diğer şikayetler, sabahları başağrısı, hassas ve kuru boğaz, hafıza kaybı, bulanıklık, konsantrasyon kaybı ve uyku kalitesizliğine bağlı şikayetlerdir. İkinci kategoride geceleri oluşan oksijen yetersizliği nedeniyle oluşan kronik durumla ilgili bayılmalar görülebilir. Bu konular hastanın hayatına yön veren önemli olaylardır. Obstrüktif fenomen, düzenli tekrarlayan oksijen düşüşü ile hipoksiye (oksijen azlığına) neden olur. Akciğer damarlarının basıncı artar. Hipoksi stres hormonlarını harekete geçirir ve kalp ritmi bozulur. Öncelikle yaşam kalitesini, sonra da genel sağlığı etkiler.
.
.
.

Uyku apnem olduğunu nasıl anlayabilirim?

Yukarda bahsedilenlere benzer bir durumunuz varsa bir uyku laboratuvarında monitörize edilebilirsiniz. Bu şekilde uyku derinliği ve kalitesi, nefes alma, kalp durumu ve oksijenlenmeniz ölçülebilir.
.
.
.

CPAP nedir?

CPAP, sürekli fakat düşük şiddette pozitif hava basıncı uygulayan bir alettir, böylece üst solunum yolunu açık tutar. Buruna geçirilen küçük bir maskeden hortum vasıtasıyla bir pompadan hafif fakat sürekli basınç uygulanır. Bu basınç ile havayolu açık tutulup nefes alıp verme devam eder. Bu alet %85-95 oranında tedavi edicidir. CPAP aletinin başarısı ile inkar edilemez güvenirliği ve yararına rağmen bazıları bunu tolere edemez. Bu hastalarda CPAP başarısız olur, bu hastalarda uyku apnesi tedavisi için çeşitli cerrahi tedavi şekilleri geliştirilmiştir. Bazı hastalarda dişlere geçirilen apareyler havayolunu açık tutar. Bu apareyler, uyku sırasında alt çeneyi öne alarak dil ve boğaz kaslarını belli derecede öne çeker. Bu obstrüksiyonu azaltacak şekilde havayolunu açık tutar. Bu aletler bazı hastalar için çok uygundur ve özellikle horlamayı önleyebilir.
.
.
.

Cerrahiye gerek olup olmadığını nasıl değerlendirebiliriz?

Farklı bölgelerdeki havayolu tıkanıklığını tedavi etmek için farklı cerrahi yöntemler uygulanabilir fakat tıkanıklığa neden olan bölge saptanamazsa hastanın apnesinin tedavi edilme şansı da azalır. Böylece hastaya sadece palatal (damak) veya nazal (burun) cerrahi gibi seçenekler önerilebilir. Tıkanıklığa yol açan bölgeye göre seçilecek yöntem hastadan hastaya değişebilmektedir. 

 
Buradasınız  : Anasayfa Uyku Apnesi